Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma

Toplumsal yardımlaşma
Toplumsal yardımlaşma

İnsanın çevresinde meydana gelen olaylar yaşantısını doğrudan etkiler. Toplum içinde sadece kendimizi düşünerek mutlu olamayız. Bazı değerler vardır ki paylaştıkça insana mutluluk verir. Hiç kimse karşıdan karşıya geçmek isteyen görme engelli bir insana yardım ettiği için sonradan pişman olmaz. Ya da ihtiyaç sahibi bir insana yardım etmek bize mutsuzluk vermez. İnsan, başka insanlara faydalı olabildikçe, başka insanlarla paylaştıkça ve yardımlaştıkça hayatına anlam katar.

Bizim toplumsal kültürümüzde ve dini inanışlarımızda yardımlaşma ve dayanışmaya ayrı bir önem verilir. Manevi inançlarımıza göre yoksul insanlara yardım etmek bizim temel görevlerimiz arasında yer alır.

Yolda yürürken hiç tanımadığımız bir insan, bizden çalışmayan otomobilini itmek için yardım istese pek çoğumuz olumsuz cevap vermeyiz. Bizler zorda kalmışlara veya bizden yardım isteyen kişilere yardım etmesini seven bir milletiz. Milletimiz öyle yardımseverdir ki yurt dışındaki dinini, ırkını ve kültürünü tanımadığı yabancı kişilere bile zorda kalmışlarsa yardım eder. Ülkemizde sosyal yardımlaşma ve dayanışma faaliyetlerine devletimiz başta olmak üzere destek veren birçok sivil toplum örgütü vardır.

Sosyal yardımlaşmanın maddi ve manevi olmak üzere iki boyutu vardır. Çevremizdeki insanlara selam vermek, onlara iyi ve güzel sözler söylemek bile toplumsal bağlarımızın güçlendirilmesi adına olumlu bir davranıştır.

Çevremizde birçok sivil toplum kuruluşu vardır. Bu kuruluşlar toplumsal ve çevresel konulara duyarlı insanlar tarafından kurulmuştur. Kişiler çevrelerindeki insanlara bireysel olarak yardım edebileceği gibi bu tür örgütlere gönüllü olarak da üye olarak faaliyetlerini devam ettirebilirler.

Bizim toplumumuz sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya büyük önem verir. Öyle ki bu durum kültürümüze ve dilimize kadar işlemiştir. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” atasözü yardımlaşmanın önemini anlatır.

Bir toplumda birlik ve yardımlaşma duyguları gelişmişse o toplum, savaş ve doğal afet zamanlarında birbirleriyle daha kolay kenetlenmektedir. Toplumsal birlik ve beraberliğin güçlü olması eğitim, sanat ve hukuk gibi alanlarda toplumsal işbirliğini ve yardımlaşmayı arttırır.

Türkiye, hem yurt içinde hem de yurt dışında oluşabilecek doğal afetler sonrası bölgeye hızlı bir şekilde ulaşarak yaraları sarma konusunda duyarlı bir ülkedir.

Ülkemiz insanı nerede bir yardıma ihtiyacı olan bir kişi görse karşılıksız ona yardım eder. Anadolu’da yaygın olan imece usulü, yardımlaşma kavramına en güzel örneklerden biridir. İmece işin yapılacağı çevrede yaşayan insanların karşılıksız olarak bir araya gelerek sorunu çözme çalışmaları olarak da tanımlanabilen sosyal bir duyarlılıktır.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*